29 12 2011

yeni yeni

evet, başlık bulmakta zorlanıyorum :)

iş yerindeyim, herkes ayrı alemde. neye neden kırgın oldukları belli olmayıp, iş yapmaktan kaçan binlerce farklı tipte memur. dediğim gibi, tek ortak özellik işten kaçma..

bense, sevdiğim bir insanın sorumlu olduğu yerde, ne iş olsa yaparım, kafam huzurlu modundayım. o kadar çok şükrediyorum ki şu aralar; diğer arkadaştan kurtulduğuma. işini bilen, pozitif bir adamla çalışmak gerçekten zevkli. ve bir de ben iş yapmayan insanları, tembelleri, kafasızları sevmiyorum. her zaman söylediğim gibi. ne de olsa ben öyle ya da böyle akşam eve gidince hep yorgun oluyorum (haşimatodan dolayı olabilir_bilmiyorum). zevkle çalışayım, pozitif insanlarla birarada çalışıp durayım tüm gün ne olur yani. stresli olup da çalışmadan boş boş oturup eve gitmeyi tercih etmem yani.

akşama kayınvelidemler geliyor. zaten iyice azalttığım postlarım iyice azalır diye düşünüyorum. okuyan varsa, yeni yılını kutlayayım bugünden :)

herkes için iyi bir 2012 olur inşallah :) 2011 seni sevdim galiba ben :))

20 12 2011

go go goo

ich muss weg.

valla en yakın, eve :)

aaa sıkıldım be ya :)

18 12 2011

entelköy vs efeköy



bugün de Entelköy Efeköy'e Karşı'ya gittik. Real'e avşar sinemaları geldi. geçen haftaki salon güzeldi, fakat bugünkü salon buzzdu. üşütürsem fena olcak avşar :p

düşünmüştüm ki bu filme sadece oradaki doğa güzelliği bile yeter. fekat yönetmenimizde yılmaz erdoğanın helikopterdeki kamerasından falan yoktu ne yazık ki..öyle yukardan bir çekim bekledim hakkaten. ya da daha geniş bir çekim işte. anlamadığım, ama beklediğim bir şey.

güzel filmdi, en çok da Şahin Irmak başarılıydı. eğlenceliydi. Bafa kıyıları ne kadar enfesti.

sevmediğim iki şey vardı, gerçekten rahatsız etti beni: arada şarkı söyleyen bir grup vardı,müzik harikaydı ama, şarkıyı söyleyen o sarı gömlekli adam ne kadar iticiydi öyle. bir de entellerden genç bi oyuncu vardı, ne kadar itici oynuyordu, ne kadar bağırıyordu ( ümit olcaymış adı ).

köylüler ünlülerden daha iyiydi, daha güzel oynuyorlardı. şahinin şivesi çok yerindeydi. epey güldüğümüz sahneler oldu. sonunu da beğenmedim, sustum artık.

12 12 2011

bugünlerdee



bir gün gidip 15 dk. kala bilet bulamadım, bir gün arkadaşlarla gitmeye karar verdik, aslı mesaiye kaldı, gidemedik. enn sonunda 3.sünde gittim, izledim. hem de yanımda bir milaslıyla :)) ben milastan gittim, 2 film çektiler orada :) şans işte..

çok beğendim, çok güzel bir filmdi. milasın o eski sokaklarını gördükçe de canım ciğer çekmedi değil..aah geç keşfettiğim bir ciğerci vardı milasta, çok güzeldi yahu. ki ben dana ciğeri yemem genelde :)

2 hafta, hafta sonları hariç diyet yapayım dedim, ilk defa, yok, beceremedim. şimdi de iştahım arttı. oh diyette değilim ne de olsa diye canım ne isterse yiyorum. zaten aç kalmıyordum ama canım kek, kurabiye, çikolata istiyordu hep. bi de her gün salata falan yemek zor iş..

işte ne diyordum, çağan ırmak canım benim. çok seviyorum onu. ne yapsa güzel yapıyor. bu film de onlardan biri.

kimse korkmasın, babam ve oğlum gibi tüm film boyunca ağlatmıyor :) ben filmlerde ağlamayı sevmem de.

başka da bişey yapmıyorum. perdemin fonu 2.kezde de olmadı, bir daha seçmeye gideceğim. zaten tüllerimi değiştirmiştim, yani gidip başka tül seçmiştim.. ama bişeyde şansım döndü, stil direktöründen tütü kazandım minik tatlı nehirim için :) o da bu aralar bale yapıyordu zaten, ne güzel oldu :) tam işten çıkarken kazandığımı görünce o kadar sevindim ki iş arkadaşlarım araba falan kazandım sandılar :D arabaya bu kadar sevinmem, küçük şeyler mutlu eder insanı :)

öptümm